Çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz?

90-100 alma takıntısına sahip çocuklar mı yetiştiriyoruz?

Büyük hayaller kurmayı bilmeyen çocuklar mı yetiştiriyoruz?

Onların en büyük hedefi bir sonraki sınav notu 100 mü?

Daimi onaylanma ihtiyacını geleceklerine taşıyorlar mı ?

Amerikalı Psikolog Dr.Carol Dweck ” zihniyet gelişimi ” öğrenmek ve problemler çözebilmek için beynimizin
kapasitesini genişletebileceğimiz fikrini araştırıyor.

Henüz’ün Gücü. Chicago’da bir lisede, öğrencilerin mezun olmak için belirli sayıda dersi geçmeleri gerektiğini ve geçemedikleri ders için ”Henüz değil.” notunu aldıklarını duyuyor. Bunun harika olduğunu düşünüyor. Çünkü kalırsanız, ‘ben ümitsiz vakayım.’ diye düşünürsünüz. Ama eğer ”Henüz değil.” notunu alırsanız, öğrenme eğrisi üstünde olduğunuzu anlarsınız. Bu size geleceğe doğru bir yol sunar. ”Henüz değil” onun için kariyerinin ilk yıllarında kritik bir olaya içerik kazandıran, gerçek bir dönüm noktası oldu. Çocukların zorluklarla ve sorunlarla nasıl başa çıktıklarını görmek istiyor. Bunun için, 10 yaşındaki çocuklara onların çözebilmeleri için biraz daha zor olan sorular veriyor.

Bazıları şaşırtıcı şekilde olumlu tepkiler gösteriyor.

Çocuklar şöyle şeyler söylediler, ”Zorluğu severim!” veya ”Biliyorsunuz, bunun öğretici olmasını umuyorum.”
Yeteneklerinin geliştirilebilir olduğunu anladılar. Çocuklarda, gelişen zihniyet olarak adlandırdığı bir bakış açısı oluştu.

Ama diğer öğrenciler, bunun dramatik, felaket olduğunu hissettiler. Onların daha kalıplaşmış zihinsel bakış açıları ile zekâları sınava tabi tutulmuş ve başarısız olmuşlardı. “Henüz“ün gücünün tadını çıkarmak yerine, şu anın zulmüne tutunmuşlardı.

Sonra ne yaptılar? Bir çalışmada, eğer sınavdan kalırlarsa bir sonraki sefer daha fazla çalışmak yerine muhtemelen kopya çekeceklerini söylediler. Başka bir çalışmada, başarısızlıktan sonra kendilerinden daha kötü yapan birini aradılar böylece bu kişiyi bulunca kendilerini daha iyi hissedeceklerdi. Çalışmalar boyunca zorluktan kaçtılar.

Bilim insanları, öğrenciler hata ile karşılaştıkları zamanlarda beyinlerindeki elektriksel aktiviteleri gözlemledi. Kalıplaşmış zihniyete sahip öğrencilerin, zihinlerinde neredeyse hiç etkinlik yok. Hatadan kaçıyorlar. Onunla bağ kurmuyorlar. Fakat diğer tarafta, zihniyet gelişimine ve yeteneklerinin geliştirilebileceği fikrine sahip öğrenciler var. Çok derin bağlar kuruyorlar. Beyinleri “Henüz değil.” demenin ateşiyle yanıyor. Çok derin bağlar kuruyorlar. Hatayı işliyor ve ondan ders alıp onu düzeltiyorlar.

Bu çok doğru, çünkü iş verenler bizlere gelip biz çoktan bir günü ödülsüz geçiremeyen genç çalışanlarla dolu bir nesil yetiştirdik, diyorlar. Peki ne yapabiliriz?

“Henüz”e ulaşan köprüyü nasıl kurabiliriz?

İşte yapabileceklerimizin bazıları: Öncelikle, zeka ya da yeteneği övmeden, çabayı bilgece övebiliriz. Zekayı övmek başarısız oldu. Bunu artık yapmayın. Ama çocukların gelişme süreçlerini övün onların çabalarını, stratejilerini, odaklanmalarını, azmini övün, onların gelişimini övün. Süreci övmek, daha atılgan ve dirençli çocuklar yaratıyor.

“Henüz”ü ödüllendirmenin başka yolları da var. Yakın zamanda Washington Üniversitesinden oyun üzerinde çalışan bilim adamları ile “henüz”ü ödüllendiren yeni bir online matematik oyunu yapmak için bir araya geldi. Oyunda öğrenciler stratejileri, çabaları ve ilerlemelerinden dolayı ödüllendirildi. Klasik bir matematik oyunu doğru cevabı şu an verildiğinde ödüllendirme yapıldı. Sadece bu oyun süreci ödüllendirildi. Daha çok çaba, daha fazla strateji, daha uzun uğraş süreleri ve çok zor sorularla karşılaştıklarında daha çok azim gösterdikleri görüldü.

Sadece ”henüz” ve ”henüz değil” kelimelerinin çocuklara daha fazla güven verdiğini geleceklerine bir yol kurduğu görüldü ki bu daha büyük bir devamlılık sağladı.

Aslında öğrencilerin zihniyetlerini değiştirebiliyoruz. Bu çalışmada, çocuklara yeni ve zor bir şey öğrenmek için kendilerini rahat ettikleri alanın dışına çıkmaya her zorladıklarında, beyinlerindeki nöronların yeni ve daha güçlü bağlar kurduğunu öğrettiler ve çocuklar zamanla daha akıllı olduklarını gördüler.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir