Anaokuluna Başlayan Çocuğun Yaşadığı Zorlukları Birlikte Aşmak

Anaokuluna başlamak çocuğun okuldaki harika macerasının başlangıcıdır.

Bu ilk temasın da hoş olması önemlidir. Aslında, anaokuluna geçiş iyi gidiyorsa, çocuğun daha sonra okulda motive olması ve ilk, hatta lise yıllarında başarılı olması daha olasıdır. Araştırmalar, çocukların okula geçiş sürecinin ilerideki okul motivasyonu ve azim düzeyi üzerinde bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

İlk hafta çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

Eğer çocuğunuz ilk defa okula başlıyorsa bu ilk haftada okulla ilgili şemaları, anıları, önyargıları oluşacaktır. Güzel anılar biriktirmesi gelecek eğitim hayatı için çok önemli ve değerlidir.

Bu nedenle; çocuğunuzun okulla ilgili duygularını, özellikle olumluysa, onları dile getirmekte, yüksek sesle konuşmakta fayda var. Bu, çocuğun anaokuluna/ilköğretime başlamasının mutlu bir geçiş olduğunu görmesini sağlayacaktır. Bu süreç aşırı korumacı olan ebeveyn-çocuk ilişkilerinde daha sancılı ve uzun olabilir, çocuğunuz okula gitmekten endişe duyabilir.

Ebeveyn olarak, çocuğumuzun anaokulunu/okulunu sevmesine yardımcı olmak için önemli bir rolümüz vardır. Her gün küçük jestlerle, ona öğrenme için bir şevk verebilir ve çevresine uyum sağlamasına yardımcı olabilirsiniz.

Araştırmalar, ebeveyn katılımının sınıftaki başarılı ve motive olmuş bir çocuğun anahtarı olduğunu göstermektedir. Örneğin; çocuğunuza karşı sevgi dolu ve sevecen olmak, onun sorularını sakince cevaplamak, okula gitmeden önce ve okuldan sonra rutinler oluşturmak ve başkalarıyla nasıl iyi geçinebileceğinizi göstermek ebeveynin sorumluluğunda olan davranışlardır.

Çocuğumuz okula başlamadan önce; uyum sağlaması için yaklaşan okul günü hakkında onunla konuştunuz, okula adaptasyonunu sağlamak için her gün okulun belirlediği saatlerde çocuğunuzla bilirlikte okulda bulundunuz, öğretmeniyle görüştünüz çocuğunuzla ilgili konuları aktardınız, okulla birlikte yeni rutinleri olacağını ve büyüdüğü içinde bu rutinlere uyacağını onunla paylaştınız, büyüme fikri de onun gayet hoşuna gitti.

Aynı zamanda bir şeylerin olumsuz anlamda değişmeyeceğini akşam olduğunda anne/babasının onu almaya geleceğini anlattınız ve duyguları hakkında konuştunuz, birlikte kalem-defter-çanta gibi ihtiyacı olan şeyleri almaya gittiniz, sürece onu da dahil ettiniz, okulda boyamalar, geziler, masallar, oyunlar oynayacağını anlattınız ve okula giriş kısmı başarılı bir şekilde geçti.

Çocuğunuz ilk haftadan sonra okula gitmek istemiyorsa ne yapmalıyız?

İlk defa okula giden çocuklarda sosyal-duygusal yeni bir çevreye uyum sağlaması zaman alabilir ve bu doğal bir süreçtir.

Çocuğun okula gitmek istemediği zaman onu anladığınızı ve sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştıktan sonra okula gitmesi konusunda kararlı olmalısınız.

Okul deneyimi olan ve tatil dönüşü okula gitmek istemeyen çocuklara nasıl yaklaşılmalı?

Tatil dönüşü de okula uyum sağlamak, eşyalarını akşamdan hazırlamak, parktan eve erken saatte dönüp erken uyku rutinine alışmak zaman alabilir. Bu geçişi aile olabildiğince yumuşak yapmalı ve artık park yok! (havaların halen sıcak olması nedeniyle de dışarıdaki etkinliklere katılmasına izin verilebilir.), arkadaşlarla oynamak yok! Okullar açıldı diye baskıcı söylemler yerine daha ılımlı ve sakin cümlelerle çocuğun okul rutini ve sorumlulukları hatırlatılarak yapılmalıdır.

Çocuk okuldan eve geldikten sonra aile üyelerinin okul hakkında sürekli konuşması, sadece okulda ne yediği-içtiği ile ilgilenilmesi, yeni sınıf arkadaşı ile yaşadığı olumsuz bir ayrıntıya bağlı kalarak aynı konuların konuşulması kesinlikle sağlıklı değildir bu çocuğun algısının da farklı bir yere çekilmesini sağlar.

Anaokula Başlayan Çocugun Yaşadğı Zorlukları Aşmak için Tavsiyeler

Çocukların çoğu için okula başlamak bağlandıkları kişilerden ilk kez gerçek anlamda ayrılmak anlamına gelir. Bu kişiler çocuğun yaşamını ilk 3 yılında onunla düzenli şekilde ilgilenmiş (ebeveynler, anneanne, babaanne, dede, teyze vs.) kişilerdir. 1 ile 3 yaşlarında kreşe gitmiş dolayısıyla önceden ayrılık deneyimi yaşamış çocuklar da anaokuluna başlarken güçlük çekebilirler.

Anaokulu genellikle çocuk 3 yaşına bastığında başlar. Bu yaştaki çocuklar diğer insanların davranışları hakkında tahmin yürütebilme becerisine kavuşmuştur. 3 yaşındaki bir çocuk akıl yürütür, ebeveyni onu okula bırakırken geri döneceğine söz veriyorsa işlerin gerçekten o şekilde yürüyeceğini anlayacak kapasitededir. Dolayısıyla ayrılık acısına katlanmak daha kolaydır.

Anaokulları aşamalı bir program izlerler, bu nedenle çocuğun öğretmeniyle işbirliği içinde olmak gerekir. Çocuğun kendini güvende ve emin hissedebilmesi için öğretmenle iletişimde, uyumlu olmak önemlidir.

Çocuklar aslında sınırsız güce sahip olduklarını düşünür, her şeyi yapabileceklerini inanırlar. Okul bu algıyı doğru şekilde yapılandırmalarına yardım eder ve sınırların olduğunu anlamalarını sağlar . Kurallar ve sınırlar çocuklarda hayal kırıklığı yaratır, bu doğaldır. Ebeveynlerin görevi çocuklarına bir miktar hayal kırıklığının sağlıklı ve gerekli olduğunu hissettirmektir. Dolayısıyla çocuğunuz kurallara karşı çıkmaya çalıştığında korkmayın, sakinliğinizi koruyun ve kararlı olun. Tıpkı çocuğunuz dışarısı soğukken okula incecik bir giysiyle gitmek için ısrar ettiğinde yaptığınız gibi.

Tüm çocuklar birbirinden farklıdır; çok çekinden olanlar, sürekli konuşanlar, sınır bilmeyenler, hiç şikayet etmeyenler vb.. Hepsi de okula gittiklerinde diğer çocuklarla kaynaşmak ve birlikte yaşamayı öğrenmek durumunda kalır.

Bir çocuğun ebeveynlerinden ayrılırken güçlük çekmesi normaldir. Anaokuluna başlama süreci neredeyse daime krize sebep olur. Bu kriz hemen ya da bir süre sonra gerçekleşebilir. İlk gün okula umutsuz bir halde gelip ebeveynlerinden ayrılmayı reddeden çocuklar dışında bir de hemen yeni çevreyi keşfe koyulan çocuklar vardır. Bu çocukların keyfi yerinde gibidir ve anne babalarıyla sorunsuzca vedalaşırlar. İkinci durumda, bu senaryo bir süre tekrarlanır fakat sonra birdenbire sihir bozulur. Çocuk bir sabah “okula gitmek istemediğini” ifade eder. Ardından göz yaşları ve çığlıklar gelir. Yeni çevresinde yaptığı keşifler sona ermiş ve tü farklı deneyimleri tükenmiş gibidir. Artık eski, tanıdık ve güvenilir hayatına dönme ihtiyacı duyar. Ebeveyn bu kriz anlarında çocuğuna yardım etmek için, ebeveynleri yokken kendilerini güvende hissetmeyi öğrenmeleri için anne ve babalar ayrılış anlarında daime sakin ve rahat davranmalıdırlar. Bakışlarıyla çocuklarına gerçekliği yorumlamasında yardım eden mesajlar verebilir ve onları doğru yönlendirebilirler.

Ebeveyn ne yapabilir ?

1- Okul güzeldir hikayeleri oluşturun !

Okula gitmek için direnç gösteren çocuğa uygun hikayeler yazılabilir.
“….Okula gitmeye artık hazırsın, çünkü yeni arkadaşlar edinmen yeni oyunlar öğrenmen ve güzel şeylerle dolu daha büyük bir dünya olduğunu keşfetmesi gerekiyordu.. ..”

2- Sizin yokluğunuzun verdiği anksiyeteyle mücadele edebilmesi için, güvende hissedebilmesine yardımcı olacak oyuncak, oyunlar ve alışkanlıklar bulun.

Çocuklar 3 yaş itibariyle gerçekliği anlamlandıracak düşünceler geliştirmekte daha iyidirler. “ Sen okulda olduğunda ve uzaklaşıp gittiğimde gönül bağımız, kalpten bağımız bizi bir ada tutmaya devam edecek diyerek çocuğun kendini güvende hissedeceği oyunlar, zihinsel görüntüler ve alışkanlıklar önerin.
Çocuğunuz okula giderken (sevgi kesesi) küçük bir kese ya da çanta vererek, her gün içine, çocuğunuzun okula götürüp çekmecesinde tutabileceği küçük bir objeyi koyun. Bu objeyi ona verirken sıkı sıkıya sarılarak verin. İçinde minik bir ponpon, yumuşak bir kumaş parçası, oyun oynarken sık sık kullandığınız bir oyuncak yanında olduğunda annesinden ya da babasından bir parçayı okula götürmüş gibi hissederek ayrılık anksiyetesini dindirmesine yardımcı olacaktır.

3- Okuldaki işleyişi çocuğa uygun şekilde anlatmak.

Çocuk anaokuluna başladığında büyük bir zihinsel çaba harcar. Giysilerini nereye asacağı, tuvalete gitmesi gerektiği, canı yarsa kimden yardım isteyeceği vb. gibi birçok bilgiyi zihninde aynı anda tutmak zorundadır.
Tüm bu belirsizlikleri ve stres yaratan durumları ortadan kaldırmak için çocuğa kitaplar okunur, yönlendirilmiş oyunlarla bu sahneler çalışılmalıdır.

4- Çocuğa bağımsızlık kazandırmak!

Anaokulun 1.cil hedefi, çocuğun tek başına yaptığı işlerde kendine olan güveninin artmasını sağlamaktadır. Bu süreçte çocuğun bağımsızlık ihtiyacına uygun davranılmalıdır. Örneğin; çocuğu okul bahçesine kadar kucakta taşımak, halen yemeklerini ebeveynlerin yediriyor olması, kendi kendine giyinip soyunmasına izin vermiyor olmak gibi. Bunun yerine “kazağını kendin çıkarmayı başarabilirsin, çantanı kendin taşıyabilirsin vb.” ve aynı şekilde okuldan geldiğinde okulda gün içerisinde yaptıklarını ilgiliyle sormak, dinlemek, takdir etmek önemlidir.

Kitap Önerileri

1- Okula Gitmek İstemiyorum, A.Pellai-B.Tamborini, Turkuvaz Kitap

2- Çağlar Okula Başlıyor, C.Tielman, Türkiye İş Bankası Yayınları

3- Okulda İlk Gün, S.Çınaroğlu-M.Delioğlu, Uçan Balık Yayınları

4- Şirin Yuvaya Gidiyor, C.Naumann-Villemin, Kır Çiceği Yayınları

5- Okulda Nasıl Davranmalıyım, A.Candell-R.Curto, Altın Kitaplar

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir